MGC'den Aytaç Kurt'a sert tepki: basın özgürlüğüne müdahale edilemez
Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt'un gazetecileri Mehmet Baransu örneği üzerinden kriminalize etmesine, Muğla Gazeteciler Cemiyeti sert tepki gösterdi.
Muğla Yazarlar ve Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Başkanı Süleyman Akbulut, Datça Belediye Meclisi’nde gazetecilerin görüntü almasının yasaklanmasını ve basının "Mehmet Baransu" örneği üzerinden kriminalize edilmeye çalışılmasını sert bir dille eleştirdi.
“Karanlıkta Demokrasi Büyümez”
Akbulut, açıklamasında yaşananları "demokrasi ve hukuk adına akıl tutulması" olarak nitelendirerek, Belediye Kanunu’nun 20. maddesini hatırlattı.
“Meclis toplantıları halka açıktır. 2026 yılı dünyasında halka açıklık, sadece salondaki sandalyede oturmak değil; dijital mecralardan o toplantıyı izleyebilmektir. Basının kamerasını kapatmak, halkın gözünü bağlamaktır. Bu uygulama hukuka aykırıdır ve temelsiz emsallerle meşrulaştırılamaz” ifadelerini kullandı.
“Şeffaflık Bir Tercih Değil, Zorunluluktur”
Akbulut, Datça Belediyesi’nin meclis iradesini kapalı kapılar ardına hapsetmeye çalıştığını belirterek, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile 5187 Sayılı Basın Kanunu’na dikkat çekti:
“Basın hürdür ve sansür edilemez. Belediye Kanunu’nun ‘Meclis toplantıları halka açıktır’ hükmü, gazetecinin o toplantıyı kaydetme hakkının yasal zeminidir. Halkın bütçesinin konuşulduğu bir alanı kamera kaydına kapatmak, halkın gözünü bağlamaktır. Siyasetçiler, sıradan vatandaşlara göre eleştiriye daha açık olmak zorundadır. Başkan’ın bu tahammülsüzlüğü, evrensel demokrasi standartlarının çok uzağındadır.”
“Gazetecileri Kriminalize Etmek Acizliktir”
Akbulut, Belediye Başkanı Aytaç Kurt’un basın özgürlüğünü kısıtlamayı savunurken gazetecileri Mehmet Baransu örneğiyle hedef almasına tepki gösterdi:
“Yerel basını ‘terör aparatları’ ile aynı cümlede anmak, basın tarihine geçecek bir talihsizliktir. Buradan net bir dille ifade ediyoruz: Gazetecilik suç değildir. Bir yerel yöneticinin, henüz işlenmemiş bir suç ihtimali üzerinden basını peşinen mahkûm etmesi ve karanlık figürlerle örneklendirmesi, yönetimdeki özgüven eksikliğinin itirafıdır. Basını potansiyel suçlu ilan etmek kimsenin haddi değildir.”
Başkan Kurt’un basın özgürlüğünü trafik örneğiyle savunmasına da Akbulut’tan yanıt geldi:
“Sayın Başkan basın özgürlüğünü hiç anlamamış. Basın, trafikteki hız sınırı değildir; o arabanın ne kadar hızlı gittiğini, kurallara uyup uymadığını halka gösteren kilometre kadranıdır. Kadranı kapatmak kazayı önlemez, sadece denetimi yok eder.”
“Aynaya Küsmek Çözüm Değil”
Akbulut, Başkan Kurt’un sosyal medya algoritmalarını eleştirmesini de yorumlayarak şunları söyledi:
“Bu sitem, ‘Aynaya baktığımda neden beni güzel göstermiyor’ demekle eşdeğerdir. Siyasetçi algoritmalarla değil, icraatlarıyla gündem olur. Eleştiriden korkan yönetim, algoritmaların değil kendi hatalarının kurbanıdır. Bundan yakınmak ise yönetimin kendi eksikliklerini dijital dünyaya fatura etme acizliğinden başka bir şey değildir.”
Meclis Üyesine Yapılan Tavır Antidemokratiktir
Akbulut, toplantıda yasağı eleştiren bir meclis üyesinin “Konu kapanmıştır, ben yaptım oldu” tavrıyla susturulmasını eleştirdi:
“Yerel parlamentolar tek adam rejiminin değil, istişarenin merkezidir.”
MGC, Basından Özür Talep Etti
MGC Başkanı Akbulut, açıklamasını George Orwell’ın sözleriyle noktaladı:
“Gazetecilik, birilerinin basılmasını istemediği şeyi yayımlamaktır; geri kalan her şey halkla ilişkilerdir.”
Akbulut, Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt’u, Datça ve Muğla basınından özür dilemeye ve yasaktan derhal vazgeçmeye davet etti.
Bakmadan Geçme