Diyalizde skandal hemşire sürgün
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyaliz Ünitesi'nde sertifikasız hemşirelerin görevlendirilmesi iddiası, hasta güvenliğini tehlikeye atıyor. Sendika hukuki süreci başlattı.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nde, Sağlık Bakanlığı mevzuatına aykırı uygulamalar yapıldığı iddiası kamuoyunda yankı uyandırdı. Demokratik Sağlık Sen Anadolu Şube Başkanı Abdullah Gül tarafından yapılan basın açıklamasında, hayati öneme sahip birimde sertifikasız hemşirelerin görevlendirilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Sendika açıklamasında, söz konusu uygulamaların bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde sürdürüldüğü ifade edilerek, bunun basit bir idari hata değil, açık bir mevzuat ve sorumluluk ihlali olduğu belirtildi.
“Hasta Hayatı Doğrudan Riske Atılıyor”
Abdullah Gül, diyaliz tedavisinin en hassas sağlık hizmetlerinden biri olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Diyaliz, en küçük hatanın dahi telafisi olmayan sonuçlara yol açabileceği bir alandır. Buna rağmen sertifikasız personelin görevlendirilmesi, hasta sağlığını doğrudan tehlikeye atmaktır. Bu uygulamalar aynı zamanda sağlık çalışanlarını ağır hukuki ve cezai sorumluluk altına sokmaktadır.”
Mevzuatın son derece açık olduğunu vurgulayan Gül, Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerinin yok sayıldığını ve bu durumun ihmalle açıklanamayacağını ifade etti.
Usulsüzlüğe İtiraz Eden Sağlıkçı Görevlendirildi
Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri ise, söz konusu uygulamalara itiraz eden bir diyaliz teknikerinin Yatağan Ek Hizmet Binası’na görevlendirilmesi oldu. Sendika, bu görevlendirmenin idari bir ihtiyaçtan değil, “baskı kurma, yıldırma ve susturma” amacıyla yapıldığını öne sürdü.
Görevlendirilen sağlık çalışanının halen raporlu olduğu, kısa süre önce akciğer sönmesi (pnömotoraks) nedeniyle göğüs tüpü takılarak tedavi gördüğü bilgisi paylaşıldı. Yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki bir birime gönderilmesinin insan sağlığıyla bağdaşmadığı vurgulandı.
“Bu Bir Vicdan ve Hukuk Sınavıdır”
Abdullah Gül, söz konusu görevlendirmeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Çalışanın mevcut sağlık durumu bilinmesine rağmen yapılan bu işlem, idari bir tasarruf değil, açık bir cezalandırmadır. Bu bir vicdan ve hukuk sınavıdır. Burada yalnızca bir çalışanın değil, hasta güvenliğinin de riske atıldığını görüyoruz.”
Sendika, görevlendirmenin kamu yararı, çalışan sağlığı ve hasta güvenliği ilkeleriyle örtüşmediğini belirtti.
Hukuki Süreç Başlatıldı
Yaşanan gelişmeler üzerine Demokratik Sağlık Sen tarafından hukuki süreç başlatıldı. Açıklamada;
- Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu,
- Muğla İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması talepli dava açıldığı kamuoyuna duyuruldu.
“Kimse Kanunların Üstünde Değildir”
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Abdullah Gül, şu sözlerle açıklamasını sürdürdü:
“Hiçbir kamu yöneticisi, hiçbir hastane idaresi ve hiçbir kişi kanunların üstünde değildir. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla hareket eden herkes bilmelidir ki bunun idari ve cezai sonuçları mutlaka olacaktır.”
Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” hedeflerinin, hasta güvenliğinin hiçe sayıldığı uygulamalarla bağdaşmadığını belirten sendika yetkilileri, hukuksuzluğun normalleştirilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.
“Geri Adım Atmayacağız”
Demokratik Sağlık Sen, hukuki, idari ve sendikal tüm yolların sonuna kadar kullanılacağını belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna ilan etti
Bakmadan Geçme