CHP'li Özcan'dan sert çıkış Muğla karton kutu değil Cumhuriyet kentidir
CHP Muğla İl Başkanı Gizem Özcan, AK Partili Kadem Mete'nin açıklamalarına sert tepki göstererek, 'Muğla'nın iradesi küçümsenemez, bu kent fethedilecek bir ganimet değildir' dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla İl Başkanı Gizem Özcan, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin son açıklamalarına sert sözlerle tepki gösterdi. Mete’nin kullandığı ifadelerin Muğla’nın tarihine, toplumsal yapısına ve eşitlikçi siyasal kültürüne yakışmadığını vurgulayan Özcan, “Muğla’nın iradesi küçümsenemez, tehdit diliyle bu kentte siyaset yapılamaz” dedi.
Yazılı bir açıklama yapan Özcan, Kadem Mete’nin “karton kutular”, “devirir geçeriz” gibi ifadelerinin yalnızca CHP’ye değil, Muğla’da yaşayan tüm yurttaşların demokratik iradesine yönelik olduğunu ifade etti. Özcan,
“Muğla’da oy veren ya da vermeyen, alın teriyle yaşamını kuran, çocuklarının geleceği için söz söyleme hakkına sahip olan tüm yurttaşlarımız hedef alınmıştır. Siyasette tercihler değişebilir, iktidarlar değişebilir; ancak değişmeyecek olan tek şey millet iradesinin üstünlüğüdür”
“Muğla’nın İradesi Bir ‘Karton Kutu’ Değildir”
Tehditkâr ve küçümseyici dile sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Özcan, Muğla’nın Cumhuriyet değerleriyle yoğrulmuş bir kent olduğunun altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
“Muğla’nın iradesi bir ‘karton kutu’ değildir. İradenin siyasetteki karşılığı olan Cumhuriyet Halk Partisi, emperyalizme karşı yurdumuzu savunan ve Cumhuriyet’i kuran partidir. Muğla ise harcı emekle, akılla ve halk iradesiyle karılmış bir Cumhuriyet kentidir.”
Muğla’nın bir “kale” olarak tanımlanmasının ancak sandıkla mümkün olabileceğini belirten Özcan,
“Muğla’nın kalesi sandıkta kurulur. Duvarları eşit yurttaşlıkla, burçları hukukla, sancağı Cumhuriyet değerleriyle yükselir. Bugün sandıktan kaçanların bu gerçeği anlamasını beklemiyoruz. Muğla, hak edene hak ettiği cevabı sandıkta verir”
“Tehdit Dili Bu Kentte Karşılık Bulmaz”
“Devirir geçeriz” ifadelerine de sert çıkan Özcan, Muğla’nın fethedilecek bir yer olmadığını vurgulayarak,
“Muğla fethedilecek bir ganimet değildir. Bu şehir, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’in onurlu bir parçasıdır. Üzerinden geçilecek bir arazi değil; geleceğini özgürlük, eşitlik ve adalet temelinde kurmak için mücadele eden yurttaşların yurdudur” ifadelerini kullandı.
Muğla’nın mayasında laiklik, sosyal adalet ve kamuculuk olduğunu dile getiren Özcan, “Bu kentte korku yoktur, teslimiyet yoktur. En önemlisi; tehdit diliyle, ötekileştirme diliyle siyaset yapılamaz. Geçici hesaplar çöker, ama halkın iradesi ayakta kalır” dedi.
“Çocuklar Borçla Değil, Haklarla Doğar”
Kadem Mete’nin “Doğacak çocukların bile Erdoğan’a borcu var” sözlerine de değinen Özcan, bu ifadenin meseleyi çok daha vahim bir noktaya taşıdığını belirtti. Özcan, söz konusu açıklamanın Cumhuriyet ile tek adam anlayışı arasındaki tarihsel ayrımı açıkça ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bu söz, yurttaşı hak sahibi birey olmaktan çıkarıp, geleceği daha doğmadan bir kişiye zimmetleme iddiasıdır. Bu, demokratik siyaset dili değil; biat rejiminin açık beyanıdır. Doğacak çocukların Sayın Erdoğan’a bir borcu yoktur; ancak doğacak çocukların, iktidarın yanlış politikaları yüzünden borcu vardır.”
Atatürk’ün “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır” sözünü hatırlatan Özcan, mücadelenin kişilere değil, ilkelere ve halka dayanan bir siyaset anlayışıyla verilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kimseye Değil, Yalnızca Halka Karşı Sorumluyuz”
Türkiye’nin bir kişinin lütfuyla ayakta duran bir ülke olmadığını ifade eden Özcan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu ülkede kimse borçla doğmaz. Çocuklar borçla değil, haklarla dünyaya gelir. Yurttaşlık minnetle değil; eşitlik, özgürlük ve hukukla tanımlanır. Biz Cumhuriyet’i ve halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. Kimseye borçlu değiliz; yalnızca halka karşı sorumluyuz.”