Bodrum Emek ve Demokrasi Güçlerinden geçim isyanı
Asgari ücret ve emekli maaşlarına yönelik açıklamaların ardından emek ve demokrasi güçleri, artan yoksulluğa ve gelir adaletsizliğine karşı ortak tepki gösterdi.
Bodrum Belediye Meydanı önünde Basın açıklamasında Tip, Dem Parti, sol Parti, PKP, Cumhuriyet Halk Partisi, Eğitim Sen, KESK, Bodrum Kadın Platformu katılımlarıyla basın açıklaması yapıldı. Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri, asgari ücretin 28 bin 75 TL, en düşük emekli maaşının ise 16 bin 881 TL olarak açıklanmasının ardından yazılı bir açıklama yaparak ekonomik tabloya sert tepki gösterdi. Açıklamada, açıklanan rakamların emekçileri, emeklileri, dul ve yetimleri yoksulluğa mahkûm ettiği vurgulandı.
Açlık sınırının 31 bin lirayı aştığı bir dönemde yapılan ücret düzenlemelerinin halkın gerçek yaşam koşullarını yok saydığı ifade edilen açıklamada, “Bu tablo bir ekonomik kriz değil, bilinçli bir sınıf tercihidir. Emeğin değil sermayenin, halkın değil sarayın kollandığı bir düzenle karşı karşıyayız” denildi.
Emek ve Demokrasi Güçleri, özellikle Bodrum’da yaşam koşullarının her geçen gün daha da ağırlaştığına dikkat çekti. Yüksek kira bedelleri, artan gıda fiyatları, ulaşım ve sağlık giderlerinin emekçileri borç batağına sürüklediği, emeklileri ise evlerine hapsettiği belirtildi. Bodrum’un yalnızca bir turizm kenti olmaktan çıkıp, geçim mücadelesinin en sert yaşandığı ilçelerden biri haline geldiği ifade edildi.
Açıklamada, sermaye sınıfına sağlanan ayrıcalıklar da eleştirildi. Trilyonlarca liralık vergi borçlarının silinmesi, kamu ihalelerinin belirli çevrelere verilmesi ve dış borç faizlerine aktarılan kaynaklara dikkat çekilerek, vergi yükünün büyük bölümünün emekçilerin ve emeklilerin omuzlarına yüklendiği vurgulandı. Bu durumun bir adaletsizlik değil, açık bir yağma olduğu ifade edildi.
“Bize demokrasi varmış gibi gösteriliyor ancak baskı, yoksulluk ve güvencesizlik düzeninde yaşamaya zorlanıyoruz” denilen açıklamada, emekçilerin bu düzeni kabul etmeyeceği net bir dille dile getirildi. Emek ve Demokrasi Güçleri, onurlu bir yaşam için mücadeleden başka yol olmadığını vurgulayarak, birleşik mücadelenin önemine dikkat çekti.
Açıklama, “Hak verilmez, mücadeleyle alınır. Zafer sokaktadır, zafer meydandadır. Emeğin, emeklinin ve halkın birleşik mücadelesi kazanacaktır” sözleriyle son buldu.