Bodrum'daki bir hayvan hastanesine yönelik iddialar gündeme oturdu
İki hayvan sahibi, kedilerini tedavi için bıraktıkları hayvan hastanesinde ihmaller yaşandığını öne sürerek süreçlerin araştırılmasını istedi.
Bodrum’da aynı hayvan hastanesine ilişkin iki ayrı olay, hayvan sahiplerinin iddialarıyla kamuoyunun gündemine taşındı. Matematik öğretmeni Melek Yavuz ve restoran yöneticisi Nazlıcan Zıbınlı, kedilerini tedavi için teslim ettikleri hastanede ihmaller zinciri yaşandığını öne sürerken, her iki olayda da kedilerin gençlik hastalığı (panlökopeni) nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi.
Melek Yavuz: “Sağlıklı Teslim Aldım, Günler Sonra Kaybettim”
Melek Yavuz, kedisi “Lola”yı tedavi için Bodrum’daki hayvan hastanesine bıraktığını, ancak süreçte ciddi ihmaller yaşandığını ileri sürdü. Yavuz, kedisinin bağışıklığının düştüğü gerekçesiyle yaklaşık bir hafta hastanede kaldığını, bu süre boyunca gerekli tüm müdahalelerin yapıldığının kendisine bildirildiğini söyledi.
Bir hafta sonunda kedisini sağlıklı şekilde teslim aldığını belirten Yavuz, cuma günü eve götürdüğü kedisinin cumartesi iyi durumda olduğunu, pazar günü ise durgunlaşmaya başladığını anlattı. Pazartesi günü kontrole götürdüğü kedisinin yeterli ilgi görmediğini ve yaklaşık bir saat bekletildikten sonra tekrar yatışının yapıldığını iddia eden Yavuz, çarşamba günü telefonla aranarak kedisinin gençlik hastalığına yakalandığının bildirildiğini kaydetti.
Hastaneye gittiğinde kedisinin bağışıklığı düşük olmasına rağmen çok sayıda hayvanın bulunduğu bir ortamda tutulduğunu, durumunun ağır olduğunu gördüğünü söyleyen Yavuz, aynı gün kedisinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Hastalığın hastane ortamında bulaştığını düşündüğünü dile getiren Yavuz, ölümün ardından yaşadığı psikolojik süreç nedeniyle kedisinin naaşını hemen teslim alamadığını, buna rağmen kendisine bilgi verilmeden belediyeye teslim edildiğini öğrendiğini öne sürdü.
Nazlıcan Zıbınlı: “Gençlik Hastalığı Teşhisi Çok Geç Konuldu”
Restoran yöneticisi Nazlıcan Zıbınlı ise kedisinin gece saatlerinde hareketsiz halde kusması üzerine durumu belgeleyerek hayvan hastanesine götürdüğünü anlattı. Yapılan röntgende mide ya da bağırsaklarda bir sorun tespit edilmediğini, ancak kedisinin 1–2 gün müşahede altında tutulacağı söylenerek hastaneye yatırıldığını ifade etti.
Ertesi gün kedisinin iyiye gittiği bilgisinin verildiğini aktaran Zıbınlı, iş çıkışı hastaneye gittiğinde kedisinin durumunun aksine kötüleştiğini gördüğünü söyledi. Endişelerini dile getirmesine rağmen kendisine “her şeyin kontrol altında olduğu” yönünde bilgi verildiğini belirten Zıbınlı, takip eden günlerde kedisinin hareket edemediğini, hayati risk olup olmadığını sormasına rağmen olumsuz bir durum olmadığı yanıtını aldığını öne sürdü.
Zıbınlı, sabah saatlerinde hastaneden aranarak kedisinin gençlik hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğinin bildirildiğini belirterek, bu teşhisin ölümden hemen önce konulmasına tepki gösterdi. Hastalığın daha erken değerlendirilmemesini sorgulayan Zıbınlı, sürecin araştırılmasını istedi.
Her iki hayvan sahibi de kedilerini “çocuklarımız” olarak tanımlarken, aynı hayvan hastanesine yönelik benzer iddiaların gündeme gelmesi dikkat çekti. İddialara göre, hastaneye ilişkin şikâyetlerin son dönemde arttığı, benzer mağduriyetlerin farklı hayvan sahipleri tarafından da dile getirildiği öne sürüldü.
Hayvan Hastanesinden Yazılı Açıklama
Hayvan Hastanesi, her iki olayla ilgili yazılı açıklama yayımladı. Açıklamalarda;
Fatma Melek Yavuz adına kayıtlı “Lola” isimli kedi,
29 Kasım akşamı kendi evinde bulunan köpeklerin saldırısına maruz kalmasının ardından hastanemize getirilmiştir. Yapılan ilk muayene ve acil müdahaleler sonrasında hasta stabilize edilmiştir. Travmaya bağlı olarak ertesi gün yapılan kontrollerde bağışıklık sisteminde ciddi düşüş (lökopeni ve nötropeni) saptanmış, buna yönelik gerekli tedaviler derhal başlatılmıştır. Laboratuvar değerlerinde düzelme gözlenmesi üzerine hasta, destekleyici tedavi planı oluşturularak ve kontrol randevusu verilmek suretiyle taburcu edilmiştir. Ancak hasta sahibi, belirlenen kontrol tarihinde kliniğimize başvurmamıştır.
Takip eden günlerde kusma, iştahsızlık ve genel durum bozukluğu şikayetleriyle yeniden getirilen hastada yapılan hızlı tanı testleri sonucunda viral bir hastalık (panlökopeni) pozitif olarak tespit edilmiştir. Hasta derhal yoğun bakım koşullarına alınmış, tüm destekleyici ve tedavi edici uygulamalar eksiksiz şekilde gerçekleştirilmiştir. Ancak uygulanan tüm müdahalelere rağmen hasta kaybedilmiştir.
Hasta yakını, ölümün gerçekleştiği anda derhal bilgilendirilmiştir. Aynı gece kliniğimize gelen hasta yakını, yaşadığı üzüntü sebebiyle Lola’nın naaşını hemen teslim alamayacağını, pazar gününe kadar beklememizi talep etmiş; bu talep doğrultusunda, verilen söz esas alınarak naaş teslim alınmak üzere muhafaza edilmiştir.
Ancak hasta yakını, söz verdiği tarihte kliniğimize gelmemiştir. Kendilerine telefon yoluyla ulaşılamamış ve herhangi bir geri dönüş de sağlanamamıştır. Bu nedenle; hastane hijyeninin sürekliliğinin sağlanması, bulaşıcı hastalık riski oluşturabilecek unsurların ortadan kaldırılması ve hayvan ile halk sağlığının korunması amacıyla, Lola’nın naaşı yürürlükteki mevzuat ve kurum prosedürlerine uygun şekilde yetkili belediye birimine teslim edilmiştir.
Bu işleme ilişkin yazılı ve ıslak imzalı tutanaklar ile hastanemize ait sesli ve görüntülü kamera kayıtları mevcut olup, talep edilmesi üzerine hasta yakını ile de paylaşılmıştır.
Nazlıcan Zıbınlı'nın sözü geçen “Şans” isimli, 2 yaşındaki kedi, 26 Ekim Cumartesi akşamı hasta yakını tarafından; son 3–4 gündür halsizlik bulunduğu, eve gelindiğinde ise birden fazla odakta kusma fark edildiği bilgisiyle hastanemize getirilmiştir.
Hastanın yaşı ve klinik bulguları doğrultusunda, ilk aşamada yabancı cisim olasılığı değerlendirilmiştir. Ancak kusmaların devam etmesi ve genel durumun hızla bozulması üzerine yapılan kan tahlilleri ve hızlı tanı testleri sonucunda panlökopeni pozitifliği tespit edilmiştir. Tanı, aynı gün hasta yakınına bildirilmiştir.
Hasta, derhal yoğun bakım koşullarına alınmış; gerekli tüm destekleyici ve tedavi edici uygulamalar eksiksiz şekilde başlatılmıştır. Ancak hastalığın hızlı ve ağır seyri nedeniyle, uygulanan tüm tedavilere rağmen hasta pazartesi sabahı kaybedilmiştir.
Süreç boyunca tanı ve tedavi aşamaları mevcut tıbbi standartlar ve mesleki uygulamalar çerçevesinde yürütülmüş; hasta yakını düzenli ve şeffaf şekilde bilgilendirilmiştir.
