• Haberler
  • Genel
  • Bir gün basın özgürlüğü ertesi gün suç duyurusu mu

Bir gün basın özgürlüğü ertesi gün suç duyurusu mu

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın 'basın özgürlüğü' vurgusuyla yaptığı açıklamalar, eleştirel habercilik nedeniyle açılan suç duyuruları sonrası 'ilkesel tutarlılık' tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Bir gün basın özgürlüğü ertesi gün suç duyurusu mu

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Milas ziyareti öncesinde ulusal basına verdiği röportajda, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskılara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Sözünden, ifadesinden dolayı gözaltına alınan, tutuklanan bütün gazetecilere ve herkese bugün güneş açsın. Aydınlık günler diliyoruz.”

Bu sözler, ilk bakışta demokrasi, ifade özgürlüğü ve basın hakkı adına umut verici bir duruş olarak değerlendirilebilir. Ancak kamuoyunun sormakla yükümlü olduğu çok net bir soru var:

Bu duruş, herkes için mi geçerli? Yoksa yalnızca işine geldiğinde mi?

Çünkü aynı Ahmet Aras, daha önce BODRUM SICAK HABER yayın kuruluşu ve imtiyaz sahibi hakkında;
— kendisiyle ilgili başka kişi ve kaynakların iddialarını,
— yorumsuz,
— kamu yararı çerçevesinde,
— basın etiğine uygun şekilde
haberleştirdiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş, bu durumu da resmî metinle basına servis etmiştir.

Burada mesele şahsi bir alınganlık değil; ilkesel bir tutarlılık meselesidir.

Soruyoruz:
    •    Basın özgürlüğü yalnızca ulusal kameralar açıkken mi savunulur?
    •    Eleştiri hoşunuza gittiğinde “ifade özgürlüğü”, gitmediğinde “yargı yolu” mu devreye girer?
    •    Gazeteciler, yalnızca alkışladığında mı gazetecidir?
    •    Kamuoyunu ilgilendiren iddiaları haber yapmak ne zamandan beri “suç” sayılmaktadır?

Bugün “gazetecilere güneş açsın” temennisiyle verilen mesaj,
dün eleştirel haber yapan bir yerel basın kuruluşuna yöneltilen hukuki baskıyla açık bir çelişki içindedir.

Bu durum ister istemez şu algıyı doğurmaktadır:

Bir gün özgürlük, ertesi gün sansür.
Bir gün demokrasi, ertesi gün dava.

Biz kimseye mavi boncuk istemiyoruz.
Biz ayrıcalık da talep etmiyoruz.
Sadece ilke istiyoruz.

Basın özgürlüğü, kişiye göre değişen bir konfor alanı değildir.
Ya herkes için vardır,
ya da hiç kimse için yoktur.

Ve şunu net biçimde ifade ediyoruz:
Basın, hoşunuza giden haberleri yazdığı sürece özgürse;
bu özgürlük değil, kontrollü bir vitrin demokrasisidir.

Kamuoyunun takdirine

Bodrum Sıcak Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme