Belirti vermeden yıllarca sürüyor HPV için kritik uyarı
HPV'nin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyerek yıllar sonra ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nevin Numanoğlu, özellikle rahim ağzı kanseriyle ilişkili yüksek riskli tipler konusunda uyarıyor. Numanoğlu, düzenli smear ve HPV DNA testlerinin erken teşhis için kritik olduğunu, HPV aşısının ise korunmada önemli rol oynadığını vurguluyor.
Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nevin Numanoğlu, HPV’nin (Human Papilloma Virüsü) çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve yıllar sonra ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen yaygın bir enfeksiyon olduğunu belirterek düzenli taramanın önemine dikkat çekti.
HPV’nin deri ve mukozalarda yerleşebilen DNA yapısına sahip bir virüs olduğu, bugüne kadar yaklaşık 400 tipinin tanımlandığı ve bunlardan 42’sinin anogenital bölgede görüldüğü ifade edildi. Yüksek riskli tiplerin ise özellikle rahim ağzı (serviks) kanseriyle ilişkilendirildiği kaydedildi.
HPV Nedir, Nasıl Bulaşır?
HPV’nin en önemli bulaş yolunun cinsel temas olduğu belirtilirken, kondom kullanımının riski azaltmasına rağmen tamamen ortadan kaldıramadığı vurgulandı. Virüsün rahim ağzı başta olmak üzere genital bölge, anüs, rektum ve ağız-boğaz bölgesini etkileyebildiği ifade edilirken, çoğu enfeksiyonun bağışıklık sistemi tarafından zamanla temizlendiği aktarıldı.
Risk Faktörleri Kimlerde Daha Fazla Görülüyor?
HPV bulaşında en önemli faktörün cinsel yaşam ve partner sayısı olduğu belirtilirken, erken yaşta cinsel hayata başlamak, birden fazla partner, bağışıklık sisteminin zayıf olması, sigara kullanımı ve düzenli tarama yaptırmamak riskin artmasına neden olan unsurlar arasında gösterildi.
Özellikle 20–25 yaş aralığında HPV enfeksiyonunun daha sık görüldüğü, ancak bu yaş grubunda birçok vakanın bağışıklık sistemi tarafından temizlenebildiği ifade edildi.
Belirti Vermeden İlerleyen Sessiz Enfeksiyon
HPV’nin çoğu zaman belirti vermeden seyrettiği ve bu nedenle rutin kontroller sırasında tesadüfen tespit edildiği belirtildi. Bazı tiplerin genital siğillere yol açtığı, yüksek riskli tiplerin ise yıllar içinde hücresel değişimlere ve kansere neden olabildiği ifade edilirken, HPV pozitifliği saptanan kişilerde smear sonucu normal olsa bile ileri tetkiklerin gerekebildiği kaydedildi.
Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor
HPV enfeksiyonunun doğrudan kansere yol açmadığı, sürecin genellikle 5 ila 15 yıl arasında geliştiği belirtildi. Bu uzun sürecin erken teşhis için önemli bir fırsat sunduğu, düzenli jinekolojik kontroller sayesinde kanser öncesi lezyonların erken dönemde tespit edilerek tedavi edilebildiği vurgulandı.
Memorial Bodrum Hastanesi uzmanları, erken tanının rahim ağzı kanseri riskini büyük ölçüde azalttığını belirtiyor.
Sigara ve Bağışıklık Sistemi Etkisi
Sigaranın rahim ağzındaki koruyucu hücreleri zayıflatarak HPV’nin yerleşmesini kolaylaştırdığı ifade edilirken, bu nedenle sigarayı bırakmanın tedavi ve korunma sürecinde önemli bir adım olduğu aktarıldı. Bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklar ve ilaçların da HPV’ye karşı direnci düşürdüğü belirtildi.
Korunmada En Etkili Yöntem: Aşı ve Tarama
HPV’den korunmada en etkili yöntemlerin düzenli tarama ve aşı olduğu vurgulandı. Bu kapsamda yılda bir smear testi ve 5 yılda bir HPV DNA testi yapılmasının önerildiği ifade edilirken, HPV pozitifliği durumunda virüs tipine göre kişiye özel takip planı oluşturulduğu kaydedildi. HPV aşısının ise hem enfeksiyondan korunmada hem de hastalığın seyrini olumlu etkilemede önemli rol oynadığı belirtildi.
HPV’nin Klinik Seyri Üç Aşamada
HPV enfeksiyonunun üç aşamada ilerlediği aktarıldı. İlk aşama olan latent dönemde hastalığın herhangi bir belirti vermediği ve yalnızca ileri testlerle saptanabildiği, subklinik dönemde hücresel değişikliklerin mikroskobik düzeyde görülebildiği, klinik dönemde ise siğil ya da kanser gibi bulguların ortaya çıkabildiği ifade edildi.
Sonuç: Kontrol Mümkün
Uzmanlar, HPV’nin yaygın bir enfeksiyon olmasına rağmen düzenli tarama, aşı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurguladı.