Akbelen'de tek ses: toprağımızı vermiyoruz
Akbelen'de acele kamulaştırma kararının ardından başlayan keşif süreci sürerken, İkizköylülerin dayanışma çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlara CHP Muğla Milletvekilleri Süreyya Öneş Derici ve Gizem Özcan da destek verdi yapılan açıklamalarda mücadelenin yaşam hakkı ve doğa savunusu olduğu vurgulandı.
Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresinde verilen acele kamulaştırma kararının ardından başlatılan keşif süreci devam ederken, bölgede yurttaşların çevre ve yaşam alanlarını korumaya yönelik mücadelesi sürüyor. Yaşam alanlarının zarar görmemesi için yapılan itirazlar ve saha çalışmaları yakından takip ediliyor.
İkiköylülerden dayanışma çağrısı
Sürecin sürdüğü Akbelen’de İkizköylüler tarafından yapılan çağrı doğrultusunda 19 Nisan Pazar günü gerçekleştirilen dayanışma buluşmasına çok sayıda yurttaş katıldı. Katılımcılar “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganıyla bir araya gelerek Akbelen Ormanı’nın korunması için destek verdi.
Nejla’nın, köylülerin, Esra’nın arkasındayız
Dayanışma çağrısında konuşan CHP Parti Meclisi Üyesi ve Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, mücadelenin yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda yaşam hakkı ve gelecek savunusu olduğunu belirterek şunları söyledi:
Bu mücadele, bu memleketin namuslu, şerefli insanlarının, çocuklarını kimseye muhtaç etmeden yetiştirme mücadelesidir. Bu mücadele onurlu bir hak mücadelesidir. Bu mücadele toprak mücadelesidir. Biz bu toprakların insanıyız. Akbelen kazanacak, biz kazanacağız. Bu mücadeleyi sürdüren herkese saygıyla, minnetle anıyorum. Nejla’nın, köylülerin, Esra’nın arkasındayız.
Fikirler asla tutuklanamaz” vurgusu
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise yaptığı konuşmada Esra Işık’a değinerek mücadelenin baskılarla durdurulamayacağını ifade etti ve şu sözleri kullandı:
“lbette bedenler tutuk edilebilir, buradan uzakta bırakılabilir ama biliyoruz ki fikirler asla tutuk edilemez. Esra bugün burada, bizlerle, her birinizin yüreğinde, her birinizin fikrinde. Bir kez daha ona buradan selamlarımızı yolluyoruz. 2019’dan beri bu mücadelenin içindeyiz. O zaman çıktığımız yolda havamızı, toprağımızı, suyumuzu, zeytinimizi, ağacımızı vermiyoruz derken, bugün süreç evlere, mezarlara, hayvanların yaşadığı alanlara ve yaşamın kendisine kadar uzandı. Milas’ta yaşam sürgün edilmek isteniyor. Bu acele kamulaştırma kararında kamu yararı olsaydı köylünün yararını korurdu. Doğaya rağmen hiçbir şey yapılamaz. Esra’yı alacağız, Akbelen’i vermeyeceğiz.
Dayanışma ve mücadele sürecek
Bölge halkı ise Akbelen Ormanı ve çevresindeki yaşam alanlarını korumak için dayanışmanın süreceğini, mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.