8 Mart'ta net mesaj: cezasızlığa son
Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınların eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam talebini yüksek sesle dile getirdi.
Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekti. Açıklamada, kadınların elde ettiği hak ve kazanımların, uzun yıllar süren örgütlü mücadeleler ve dayanışmalar sonucu kazanıldığı hatırlatıldı.
Komisyon, günümüzde erkek egemen sistemin varlığını sürdürmesi ve kadınlara yönelik sistematik eşitsizliklerin devam etmesinin, daha güçlü bir mücadele ve dayanışmayı zorunlu kıldığını belirtti. Açıklamayı komisyon adına Av. Zeynep Erduran okudu.
Kadına Yönelik Şiddet ve Şüpheli Ölümler
Basın açıklamasında Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve yaşam hakkının ciddi tehdit altında olduğu vurgulandı. Komisyon, kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin sadece bireysel olaylar olarak değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden beslenen sistematik bir sorun olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
2025 yılı verilerine göre, ülke genelinde kaydedilen şüpheli kadın ölümlerinin, kadın cinayetlerinin sayısını geçtiği belirtildi. Açıklamada, şüpheli ölümlerin etkin şekilde soruşturulmamasının, cezasızlık riskini artırdığı ve erkek faillerin avantaj sağladığına dikkat çekildi.
Uluslararası Hukuk ve Devletin Yükümlülüğü
Muğla Barosu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesine atıf yaparak, devletin kadınların yaşam hakkını koruma ve ihlallerde etkin soruşturma yürütme yükümlülüğüne vurgu yaptı. Komisyon, “şüpheli ölüm” olarak kaydedilen her olayın bağımsız, tarafsız ve etkin biçimde soruşturulması gerektiğini belirtti.
İstanbul Sözleşmesi ve Cezasızlık Algısı
Komisyon, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin, kadınların yaşamını koruyan mekanizmaları zayıflattığını ve şiddetle mücadelede ciddi boşluklar oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca, infaz sisteminde yapılan düzenlemelerin, kadın katillerine yönelik cezasızlık algısını güçlendirdiği vurgulandı.
Koruma ve Önleme Mekanizmalarının Etkinliği
Açıklamada, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un varlığına rağmen uygulamada eksiklikler olduğuna dikkat çekildi. Kadınların korunması için tedbirlerin gecikmeden ve eksiksiz uygulanması gerektiği vurgulandı.
Komisyon, kadına yönelik şiddet faillerinin cezalarının infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini belirterek, kadınların etkin biçimde korunmasının devletin birincil görevi olduğunu hatırlattı.
Muğla Barosu’ndan Net Mesaj
Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, açıklamasını şöyle sonlandırdı:
Kadınların eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam sürdüğü bir toplum için mücadele etmeye, kadınların adalete erişim ve yaşam hakkını savunmaya, hukukun üstünlüğünü hatırlatmaya devam edeceğiz.
Bakmadan Geçme
