Muğla’nın Fethiye ilçesinde 20 yıl önce kaybolan 17 yaşındaki Yasemin Dermenci’nin öldürülmesine ilişkin açılan davada yeni gelişmeler yaşandı. Cinayetle ilgili tutuklanan Tursun Karabulut (41), Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Emniyette cinayeti itiraf ettiği öne sürülen Karabulut, mahkemede suçlamaları kabul etmeyerek ifadesinin baskı altında alındığını savundu. Duruşmada dinlenen tanıkların anlatımları ise olayın yıllar öncesine uzanan karanlık yönlerine dair farklı iddiaları gündeme getirdi.
20 yıllık dosya yeniden açıldı
Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından faili meçhul olayların aydınlatılması amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında, 2006 yılında kaybolan Yasemin Dermenci’ye ait dosya yeniden incelendi. Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen araştırmalarda, başka bir kayıp dosyası kapsamında alınan ifadelerde Dermenci’nin tüfekle öldürüldükten sonra gömüldüğüne dair bilgiler ortaya çıktı.
Bu bilgiler üzerine teknik ve fiziki takip başlatan ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Tursun Karabulut ile Ömer D.’yi gözaltına aldı.
Ormanlık alanda kemiklere ulaşıldı
Soruşturma kapsamında şüphelilerden Tursun Karabulut’un gösterdiği bölgede kazı çalışması yapıldı. Ormanlık alanda kepçe ile gerçekleştirilen kazıda insana ait kemikler bulundu. Kemiklerin Yasemin Dermenci’ye ait olup olmadığının belirlenmesi için DNA incelemesi başlatıldı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Karabulut ve Ömer D. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
“İfadem baskı altında alındı”
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında savunma yapan Tursun Karabulut, emniyette cinayeti kabul ettiği yönündeki ifadelerin doğru olmadığını ileri sürdü. Karabulut, savunmasında şu sözleri kullandı:
“Eşim sürekli üzerime başka kadınlar getiriyordu. O gün de maktulü eve getirdi. Birlikte alkol aldılar. Daha önce de eve gelip gidiyordu ama kalmamıştı. O gece ilk kez bizde kaldı. Daha sonra eşimle aralarında tartışma çıktı. Eşim iç çamaşırıyla dışarı çıktı ve eline silah ya da tüfek aldı. Kadına ateş etti. Kadının neresinden vurulduğunu görmedim.”
Olaydan sonra bazı kişilerin eve çağrıldığını iddia eden Karabulut, “Eşim telefonla birkaç kişiyi çağırdı. Gelen kişilerle birlikte cesedi arabaya yükleyip götürdüler. Cesedin nereye götürüldüğünü bilmiyorum. Suçsuzum, beraatımı ve tahliyemi istiyorum” dedi.
Tanık: “Cesedi gömdüğünü söyledi”
Duruşmada tanık olarak dinlenen Ömer D. ise farklı bir anlatımda bulundu. Olay günü Turgut Cerben ile birlikte hareket ettiklerini söyleyen tanık, şu ifadeleri verdi:
“Turgut eve geldi ve Osman’dan 20 kilo esrar çaldığını söyledi. Birlikte arabayla evine gittik. Bir süre sonra seraya bakacağını söyleyip dışarı çıktı. O sırada Yasemin’in cesedini aracına yüklediğini sonradan öğrendim. Benim bundan haberim yoktu.”
Ömer D., daha sonra Korkuteli yönüne doğru yola çıktıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Yolda Tursun’u bir evin önünde bıraktık. Daha sonra yoldan içeri girdik. Bana ‘araçtan inme, ileride çoban evi var’ dedi. Bir süre sonra geri geldi ve bagajdaki şeyi gömdüğünü söyledi. Gömülen şeyin uyuşturucu değil Yasemin’in cesedi olduğunu anlattı.”
“Kazma kürek istediler”
Sanığın eski eşinin kardeşi Dudu Cerben de mahkemede tanık olarak dinlendi. Cerben, kardeşinin kendisine anlattıklarını şöyle aktardı:
“Kardeşim Turgut’un anlattığına göre Tursun Karabulut Yasemin’i av tüfeğiyle vurmuş. Turgut jandarmayı aramak isteyince Tursun kafasına tüfeği dayayıp engellemiş. Daha sonra arkadaşı Ömer’i çağırmışlar. Bizim eve gelip eşimden kazma kürek istediler.”
Cerben ayrıca cesedin Antalya dışındaki bir bölgede gömüldüğünü kardeşinin kendisine söylediğini de ifade etti.
“Serada kazılmış yer fark ettik”
Duruşmada tanık olarak dinlenen Bayram Arslan ise yıllar önce Turgut Cerben’in kendisine ait serada çalıştığını anlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Serada ekili kabaklar sökülmüştü. Eşim seranın bir köşesinin kazıldığını söyledi. Sopayı toprağa saplayınca yaklaşık bir metre kadar kolay girdi. Bunun üzerine genç kıza bir şey olmuş olabileceğini düşündüm ve jandarmaya haber verdim.”
Arslan, jandarmanın ertesi gün serada kazı yaptığını ancak herhangi bir bulguya rastlanmadığını söyledi.
Mahkeme heyeti, sanık Tursun Karabulut’un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.(iha)